foto10.jpg

Ana Sayfa > Haber Duyuru > Haberler



2009 Toplu İş Görüşme(TİS) süreci başladı.

15.08.2009

  13–15 Ağustos’ta “TİS YOKSA GREV VAR” şiarıyla Diyarbakır ve Adana’dan yola çıkan yürüyüş kollarımız sabah 08.00’den itibaren Ankara Maltepe/Nokta durağında toplanmaya başladı. Kollarımız ve destek veren çeşitli kurum temsilcileri ile birlikte saat 9.00 civarında yürüyüş başlamış ve saat 10.00 sıralarında Başbakanlık Ana bina önünde toplanılarak burada genel başkanımız tarafından basın açıklaması okunmuştur. Ardından heyetimiz uğurlanmıştır. Heyetimiz Başbakanlık binasına girdiğinde bina girişinde her yıldan farklı olarak basının içeri alındığını görmüş, dolaysıyla açıklama yapmadan içeri girmiştir.
 

BİLGİLENDİRME

13–15 Ağustos’ta “TİS YOKSA GREV VAR” şiarıyla Diyarbakır ve Adana’dan yola çıkan yürüyüş kollarımız sabah 08.00’den itibaren Ankara Maltepe/Nokta durağında toplanmaya başladı. Kollarımız ve destek veren çeşitli kurum temsilcileri ile birlikte saat 9.00 civarında yürüyüş başlamış ve saat 10.00 sıralarında Başbakanlık Ana bina önünde toplanılarak burada genel başkanımız tarafından basın açıklaması okunmuştur. Ardından heyetimiz uğurlanmıştır. Heyetimiz Başbakanlık binasına girdiğinde bina girişinde her yıldan farklı olarak basının içeri alındığını görmüş, dolaysıyla açıklama yapmadan içeri girmiştir. 

KESK heyetinin içeri girmesinden kısa süre sonra devlet Bakanı Hayati Yazıcı  da yerini alarak basına yönelik uzun bir açıklama okumuştur. Açıklamada özetle “tüm olumsuzluklara rağmen 4688 sayılı yasanın eksikliklerine rağmen çalışma yaşamında yerini almasının çok önemli olduğunu, hükümetin memurlara enflasyonun üzerinde zamlar verdiğini, 2002 yılından bu yana memurların epey haklar aldığını vs.” dile getirmiş, kamudaki sendikalı memur sayısındaki düşüklüğün bazı nedenlerin yanı sıra sendikalardan kaynaklandığı üzerinde durmuştur. Bakan konuşmasını bitirir bitirmez basını dışarı çıkarma teşebbüsünde bulunduysa da genel başkanımız söze girerek, sayın Bakanın usul hatasında bulunduğunu, tek yanlı ve çok sayıda polemik konusu içeren bir açıklamada bulunduğunu, dışarıda basın açıklaması ortamının kaldırıldığını dolaysıyla basın içerde iken KESK’in düşüncelerini açıklamak istediğini söyledi. 

Bakan “Düşüncelerinizi birazdan açıklarsınız, önce basını dışarı alalım” dediyse de ısrarımız ve diğer konfederasyonların da aynı talepte bulunmasıyla ilk söz hakkı genel başkanımıza verildi. Genel Başkanımız yaptığı açıklamada özetle; toplu görüşme masasının özellikle AİHM kararından sonra meşru olmadığını, geride bırakılan toplu görüşmelerde mali konular başta olmak üzere hiçbir kazanımın sağlanmadığını, aksine hak gaspları yaşandığını, toplu görüşmelerde ne konuşulursa konuşulsun, uzlaştırma kurulu ne karar verirse versin son kararın Bakanlar Kurulu ve Başbakan tarafından verildiğini, yapılacak zam oranlarının önceden belirlendiğini, mali disiplin kurallarının uygulandığı bir ekonomik anlayışta zaten emekçilere bir şey verilmeyeceğini, dolaysıyla bu masanın dağıtılarak TİS masası oluşturulması gerektiğini, krizden sadece memurların değil toplumun çok geniş bir kesiminin etkilendiğini, dolaysıyla KESK olarak kriz mağdurlarının sorunlarını da gözeten ve giderilmesine yönelik bir tutum içerisinde olduğumuzu dile getirmiştir. Yine konuşmanın sonunda TİS taleplerimizi özetlemiş, eğer 30 Ağustos’a kadar TİS masası kurulmazsa greve gitme kararlılığında olduğumuzu ifade etmiştir. Genel Başkanımız ardından T.Kamu Sen ve Memur Sen başkanları da değerlendirmelerde bulunmuşlardır. Değerlendirmeler esnasında yer yer Kamu Sen ve Memur Sen arasında gerginlik ve polemikler de yaşanmıştır. Bakan’ın genel olarak konuşmalara müdahale girişimleri ve kavramlar üzerinde polemikler yaratarak sahte gündemler yaratma girişimleri dikkat çekmiştir. 

Basının dışarı  çıkmasından sonra gündemin belirlenmesine geçilmiştir. Genel başkanımız yeniden söz hakkı alarak gündemin birinci maddesinin TİS’in uygulanması olarak belirlenmemesi durumunda gündeme dahil olmayacağımızı  ve irademizi hükümete teslim etmeyeceğimizi belirtmiştir. Diğer konfederasyon başkanları da TİS’in olması gerektiğine yönelik değerlendirmelerde bulunmuşlarsa da, örneğin Memur Sen’e bağlı Toç Bir-Sen başkanının adeta hükümet sözcüsü gibi konuşarak Hükümete methiyeler dizmesi, şiir okuması (!) TİS konusundaki “samimiyetlerini” gözler önüne sermiştir. Sık sık müdahalelerle gündemin birinci maddesine TİS’i koyma çabamıza rağmen, devlet bakanı Hayati Yazıcı toplu görüşmelerin klasik gündemlerinde ısrarcı olmuştur. TİS usulen gündemim 5. sırasına yerleştirilse de, her yıl olduğu gibi o gündeme sıra gelince “inşallah, umarız… “temennileriyle geçiştirileceğinden kuşku yoktur. Kaldı ki, konfederasyonumuz ısrarla TİS’in olup olmadığını değil TİS hakkımızın engellendiğini ve uygulanması gerektiğini dile getirmektedir. Eğer talebimiz kabul edilmiş ve birinci gündem maddesi olarak ele alınmış olsaydı, bu gündemde TİS’in uygulanmasına yönelik bir yol haritası çıkarılacak, hükümetin “hazırlık yapmamız gerekiyor” gerekçesi elinden alınarak bütçenin de netleştiği Ekim-Kasım 2009’da TİS’e oturulmuş olacaktı.  Ancak Hükümet TİS hakkımıza engel olmaya devam ettiği gibi, ısrarımız karşısında bir kez daha iş güvencesinin ortadan kaldırılacağı Kamu Personel Rejimi Yasası’nı tehdit olarak ortaya atmıştır. Genel Başkanımız buna karşı duracağımızı, iş güvencemize kimsenin dokunma cesaretini gösteremeyeceğini ifade etmiştir.

Daha sonra heyetimiz toplantıyı terk ederek dışarıda basın açıklaması  yapmıştır. Genel Başkanımız, burada yaptığı açıklamada özetle;

“ … Toplu görüşmenin iradeyi hükümete teslim etmek anlamına geldiğini,  Devlet Bakanı Hayati Yazıcı'ya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarını anımsattıklarını, Sayın Bakan'a Uluslararası Çalışma Örgütü'nün Türkiye'yi kara listeye aldığını anlattığını, Türkiye ile hangi ülkelerin kara listede olduğuna bir bakmasını önerdiğimizi, Kenya, Kolombiya... gibi ülkeler dışında hiçbir demokratik ülkenin o kara listede olmadığının görüleceğini, bunun nedeninin 4688 sayılı yasa olduğunu, Anayasa’nın 90. maddesinin ihlal edildiğini, bugüne kadar yapılan toplu görüşmelerin hiçbirisinde bir kazanım sağlanamadığını,  geçen yıl burada görüşmeler devam ederken, Başbakan’ın yapılacak zamları açıkladığını, bu yıl da yapılacak zam oranının belli olduğunu, yüzde 5.5 dolayında verileceğini, dolayısıyla her şeyin önceden belirlendiği bir mekanizmada neyi görüşüleceğini, hükümetin toplu görüşme masasına gelmesi gerektiğini ifade etmemize ve ısrarımıza rağmen gündem önerilerinde anlaşamadığımızı, içeride bu iradenin olmadığını,  Sayın Başbakan'ın, Çalışma Bakanı'nın ve Hayati Bey'in de bulunduğu bir 3'lü zirve yapılarak toplu sözleşme ile ilgili yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini, fakat bu önerimizin dikkate alınmadığını, KESK’in mücadelesini sürdüreceğini, masayı sürekli denetleyeceğimizi, sorunların emekçilerin lehinde çözülmesinden yana olduğumuzu, toplu sözleşme hakkımızın gündeme girmesi için mücadeleye devam edeceğimizi, eninde sonunda kazanacağımıza inandığını… “ ifade etmiştir. Basın emekçilerinin soruları üzerine genel başkanımız; “ "KESK masadan çekildi mi, çekilmedi mi?" tartışmalarının doğru bir tartışma olmadığını,  olması gereken, meşru olan TİS’tir ve Toplu iş sözleşme masasına gelmeyen hükümettir. Tartışılması gereken budur. Hükümeti toplu iş sözleşmesi masasına mutlaka oturtacağız" demiştir. Greve ilişkin gelen bir soruya ilişkin ise; "Evet. Bunu son oturumda toplu iş sözleşmesi görüşülmezse, bu konuda bir adım atılmazsa, kamu çalışanlarının lehine bir sonuç ortaya çıkmazsa sonbaharda bütün emekçilerin grevini örgütleyeceğiz. Grev yaptırım gücü olan emekçilerin tek silahıdır. Bundan başka da yol yoktur" şeklinde yanıtlamıştır. Toplu iş sözleşmesi konusu görüşülmedikçe gündemi zorlayacaklarını ifade eden genel başkanımız, toplu görüşmelerde belirlenecek komisyonlarda görev almayacağımızı ifade ederek toplu görüşmeye gelen bürokratların bile bir hazırlık içinde olmadıklarının görüldüğünü, onların da o masayı ciddiye almadıklarını” dile getirmiştir.

Heyetimiz daha sona Milli Müdafaa Caddesi’nde bekleyen arkadaşlarımızın yanına dönmüş, burada içerde yaşananlar hakkında genel başkanımız açıklama yaparak bilgi vermiştir. Açıklama ardından yürüyüşe katılan arkadaşlarımız dönmek üzere alandan ayrılmışlardır.

Bundan sonra da toplu görüşme süreci yakından takip edilecek, TİS ısrarımız devam edecektir. Bu doğrultuda belirlenen dönemsel mücadele programımız ve eylem takvimimiz işlemeye devam edecektir. Üyelerimiz, yöneticilerimiz işyerlerine dönmüştür. İşyerlerinde en geniş kitleye ulaşılarak yönelimimiz, mücadele hattımız ve taleplerimiz konusunda aydınlatma çalışmaları, sürece katma çabası devam etmelidir.

 

2009_tis_018.jpg
2009_tis_027.jpg
2009_tis_028.jpg

2009_tis_029.jpg
2009_tis_037.jpg
2009_tis_038.jpg

2009_tis_078.jpg
2009_tis_087.jpg




Share
 

KESK