foto8.jpg

Ana Sayfa > Haber Duyuru > Basında Kültür Sanat-Sen



27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü Basında Sendikamız....

30.03.2010

Sanat Asla Susmayacak                                  -   29.03.2010 EVRENSEL            

Özgürlük İçin Yaşasın Tiyatro                          -   28.03.2010 CUMHURİYET 

Tiyatrocular Sokağa Çıktı                                -   28.03.2010 POSTA

Seyircilerimize ve Sanat Dostlarına Çağrı        -   26.03.2010 BİRGÜN

Sanatıma , Hayatıma Dokunma                       -   26.03.2010 CUMHURİYET

Dünya Tiyatrolar Günü'nde AKM'nin Kapalı Olması Protesto Edildi    - 27 Mart 2010 MİLLİYET

Protokollere Bile Gitmeyen Siyasiler Sanatı Nasıl Koruyacak   - 28.03.2010 SOL HABER

Tiyatrolar Gününde AKM 785 Gündür Kapalı                           - 27.03.2010 SOL HABER

 

 

Evrensel_Gazetesi_29.03.2010.jpg

jpg, 135K, 03/30/10, 43 downloads

Cumhuriyet_28.03.2010.jpg

jpg, 146,4K, 03/30/10, 37 downloads

Posta_28.03.2010.jpg

jpg, 86,5K, 03/30/10, 36 downloads

Cumhuriyet_26.03.2010.jpg

jpg, 165,8K, 03/30/10, 36 downloads

Birgün_26.03.2010.jpg

jpg, 86,5K, 03/30/10, 35 downloads

“Protokollere bile gitmeyen siyasiler sanatı nasıl koruyacak?”
28.03.2010 SOL-İstanbul

27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü’nü Kültür Sanat-Sen Genel Başkanı Yavuz Demirkaya ile konuştuk. Konu her zamanki gibi AKM’nin kapatılması, AKP’nin sanata ve sanatçılara dönük tavrıydı.
27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü dolayısıyla yapılan bu yürüyüşü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bugün buraya aslında 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü’nü kutlamak için geldik ama konuştuklarımız ve anlatılarımız hep sıkıntılar üzerineydi. Çünkü maalesef ülkemizde sanata verilen değer azalmakta, sanata ayrılan bütçe giderek daraltılmakta ve en önemlisi sanat özelleştirilmekte. “Hani sanat özel değil, devlet tiyatroları, opera bale var” diye sorulabilir. Hayır, şu an var, ama biz ileriye dönük diyoruz ki yapılan uygulamalar kamu iktisadi teşekküllerine yapılanlarla benzer. Çünkü istihdam biçimleri değiştirilmeye çalışılıyor, çünkü buraya alınan insanlar esnek çalışma koşullarıyla istihdam edilmek isteniyor, 12-14 saat çalışan, 450-500 lira maaş alan sanat emekçilerine dönüştürülüyor. Biz bunların önlenebilmesi için bugün burada ve bundan önce de açıklamalarda bulunduk.
Pazartesi günü basın toplantısı yapacağız. Devlet tiyatrolarının yılardır çıkmayan yasası gereği istenen tüzük çalışmasını beş sanat örgütü ile birlikte bitirdik ve Genel Müdür Lemi Bilgin’e verdik. Şimdi artık sıra onda. Biz bu tüzüğün çıkması için elimizden geleni yapacağız.
Bugünün bir diğer önemi de bu yürüyüşün AKM önüne yapılmasıdır. Gerçekten AKM o kadar haklı bir davadır ki, Kültür Bakanlığı Danıştay’a bile gitmedi, kazanması mümkün değildi. Bunca para gitti, ki sadece tadilatında kullanılacak para değil, buranın projelendirilmesinde de çok ciddi paralar gitti biz bunu biliyoruz. Ama bunun takipçisi olacağız. Özellikle de burada yapılan tahribatı toplumun ve halkın gözü önüne çıkarmaya çalışacağız. Çünkü buranın önemi yeterince anlaşılmış değil.
Başbakan’ın sanatçılarla yaptığı toplantıyla ilgili neler düşünüyorsunuz? Kültür Sanat-Sen çağırılmış mıydı?
Bizi genellikle değil, hiç çağırmazlar. Çünkü onlar kendi istedikleri doğrultuda hareket edebilecekleri seçiyorlar.
Sanatçıları çağırıp, sanatçıların örgütünü çağırmamış oluyorlar yani…
Yalnız sanatçılar derken ben şunları da söylemek istiyorum. 2010 Ajansı da burada 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul diye burada bir açılış yapılıyor, getirdiği sanatçılar Tarkan, Zara, Alişan falan. Böyle bir şey olabilir mi? Ben bunu anlamıyorum. O zaman bizim bütün bu sanat kurumlarımız boşuna para alıyor demek ki. Bütün bu sanat kurumlarımızı, uluslararası sanat yapan, profesyonel olan, çok önemli okullardan çıkan bu kadar icracı ve bu kadar büyük bir camiayı siz nasıl değerlendirmezsiniz? Çünkü onlara o benim memurum gözüyle bakıyor, onlar popülist değil, onlar halka sürekli hitap eden kesim değil. Yavaş yavaş bu iktidar, bütün bu koroları, dans topluluklarını bir lüks olarak görmeye başlayacak. Operaya batı icadı demeye başlayacak. “Bu bir ihtiyaç değil, bu bir zevktir enteller yapar bu işi” diyecek. Dikkat ederseniz o bürokratların ve iktidar mensubu siyasilerin protokollere bile gitmediğini görürsünüz. Operaya da gitmiyorlar, tiyatroya da gitmiyorlar, protokoller boş kalıyor, Kültür Bakanı kendi ağzından söylüyor. Bunu yapamıyorsanız, sanatın gücünü mecliste yasalarla koruyacak insanları da bulamazsınız.
Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?
Bir diğer sıkıntımız da, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndaki müze ve kütüphanelerin devredilmesi, şu anda mecliste alt komisyonda görüşülüyor. Onunla ilgili de yoğun bir çalışmamız var. Belediyelere devredilmesi durumunda, çok açık ve net bir şekilde söylüyorum, yağma olur, talan olur ve o kurumlar tarih olur. Çünkü merkezdeyken bile doğru dürüst yasaları çıkartılmamış, mevzuatları uygulanmamış, pratikte sürekli hırsızlık olan denetimlerin zor yapıldığı birimler, standardın dışına çıktığında hiç tecrübesi olmayan yerel yönetimlere, ki daha önce de söyledim, buralarda tiyatrolar kapatılıyor, özel tiyatroların oyunları yasaklanıyor, buralara gittiği zaman neler olacağını kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Bu çok büyük bir sıkıntıdır, 1300 civarında kütüphaneden bahsediyoruz. Biz buna ısrarla karşı duracağız. Bilimsel raporlarımızı da Meclis’e verdik. Umuyorum bu devir gerçekleşmez.

Tiyatrolar gününde AKM 785 gündür kapalı!
27.03.2010

 (soL-İstanbul)
Dünya Tiyatrolar Günü’nde Taksim’de bir araya gelen tiyatro sanatçıları ve dostları AKM önüne gerçekleştirdikleri yürüyüşle 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nı ve AKM’nin iki yıldır kapalı tutulmasını kınadı.
27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü’nde tiyatro sanatçıları İstiklal Caddesi’nde buluşarak Galatasaray Lisesi’nin önünden Atatürk Kültür Merkezi’nin önüne bir yürüyüş gerçekleştirdi. Sanatçıların yanı sıra sanatçı dostlarının katıldığı yürüyüşe Kültür ve Sanat Emekçileri Sendikası, Sanat Cephesi ve Nazım Hikmet Kültür Merkezi, Ayışığı Sanat Merkezi gibi kurumlar da destek verdi. Yürüyüşün öne çıkan teması, AKP döneminde kapatılan tiyatrolar ve özellikle de AKM’nin 785 gündür kapalı olmasıydı.
Tiyatro sanatçıları yürüyüş sırasında İstiklal Caddesi’nde Atlas Pasajı içerisinde yer alan Avrupa 2010 Kültür Başkenti ajansının önünde durarak bu kapsamdaki çalışmaları protesto ettiler ve bu oluşumun bir aldatmacadan ibaret olduğunu ifade ettiler.
Tiyatrolar Günü vesilesiyle gerçekleştirilen gösteri 11:30’da Galatasaray Lisesi önünde başladı. “Sanatıma Hayatıma Dokunma”, “Sanatımız Sokaklara Çıkmalıdır”, “AKM Tadilatı Biran Önce Başlatılsın” yazılı pankartlar ve “AKM 785 Gündür Kapalı”, “Tiyatroma Dokunma” yazılı, üzerlerinde Muhsin Ertuğrul, Afife Jale gibi ünlü tiyatrocuların fotoğraflarının bulunduğu dövizler taşındı.
Avrupa Kültür Başkenti’nde tiyatro salonları kapalı
Burada Orhan Aydın’ın kaleme aldığı bildiriyi tiyatro sanatçıları adına Gülsen Tuncer okudu. “Size bu kutlama metnini ‘2010’da Avrupa Kültür Başkenti’ ilan edilmiş bir kentin tiyatro salonlarından yoksun bırakılmış, seyircisi ve oyuncusu ötekileştirilmiş, yoksullaştırılmış, kimsesizleştirilmiş, karmaşanın ve koca bir yalanın esiri haline getirilmiş İstanbul’dan yazıyorum” diye başlayan metinde ülkemizde yaşayan sanatçıların ve emekçilerin olumsuz koşullarına vurgu yapılıyor. “Kimilerimiz yalan tıkınmak için padişah özentilerinin sofralarında bağdaş kurarken, kimilerimiz yüreklerini işçilerin, emekçilerin verdikleri onurlu mücadelenin yanına katıyorlar” sözleriyle geçtiğimiz hafta eş zamanlı gerçekleşen iki farklı sanatçı kahvaltısı da atıfta bulunulan metin “Barış hepimiz için, eşitlik hepimiz için, özgürlük hepimiz için olduğunda, sahnelerimizden çoğalan alkışlar alkışlara karışacak” şeklide son buluyor.

2010 Avrupa Kültür Başkenti ajansı önünde protesto
Galatasaray Lisesi’nin önünden Taksim’e doğru yürüyen sanatçılar 2010 Avrupa Kültür Başkenti ajansının önünde durarak ajansı protesto eden bir konuşma gerçekleştirdi. Tiyatro Yönetmeni Mehmet Esatoğlu, bir yandan Kültür Başkenti denirken diğer yandan AKM’nin neredeyse iki yıldır kapısına kilit vurulmuş vaziyette olduğuna dikkat çeken, yapılanın bir aldatmacadan ibaret olduğunu belirten bir konuşma yaptı”.
Burada, Tiyatro Simurg tarafından Shakespeare’in “Beğendiğiniz Gibi” oyunundan bir bölüm sergiledi. Ayışığı Sanat Merkezi’nden genç oyuncular da İstanbul’u anlatan bir gösteri sergilediler.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na en az Diyanet’inki kadar bütçe talebi
Gösterilerin ardından sanatçılar AKM önüne doğru yürüyüşlerine devam ettiler. AKM önünde ilk konuşmayı Kültür Sanat-Sen adına Yavuz Demirkıran yaptı. Demirkıran konuşmasında ülkemizde yıllardır gerçekleştirilen özelleştirmelerle birlikte sanatın da özelleştirilmesi için düğmeye basıldığının, bu süreçle birlikte sanatçıların da haklarının elinden alınarak esnek çalışma koşullarına mahkum edildiğinin altını çizdi. Demirkıran konuşmasında, “Genel bütçedeki Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın payı en az Diyanet İşleri Başkanlığı’nın payı kadar olmalıdır”, “Kadrolu, iş güvenceli, sendika hakkı olan istihdam biçimi sürdürülmelidir” gibi taleplere yer verdi.

AKM tadilatı başlatılsın!
Ardından, Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği adına konuşma yapan Orhan Kurtuldu, AKM’nin restorasyon yapılacak denilerek kapatıldığını ancak restorasyon planının uygun bulunmaması nedeniyle mahkemenin verdiği yürütmeyi durdurma kararı gerekçe gösterilerek neredeyse iki yıldır kapalı tutulduğunu belirtti ve tadilatı yapmakla görevlendirilen 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın tadilatı başlatmamasının ardındaki hukuksuzlukları anlattı. Kurtuldu, mevcut tadilat planını durduran yürütmeyi durdurma kararının ardından yeni bir ihale açması gerekirken bunu gerçekleştirmen ve hiçbir çalışma yapmadığı halde AKM tadilatı için ayrılan ödeneğin bittiğini söyleyen 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nı ciddiyetsizlikle suçladı.
AKM’de faaliyette bulunan sanat kurumlarının 1 Haziran 2008 tarihinde tadilat nedeniyle buradan çıkarıldığını hatırlatan Kurtuldu, “1 Haziran 2010 tarihine kadar AKM’nin tadilatı için gerekli işlemlerin başlatılmasını istiyor ve bekliyoruz. Aksi halde sorumlular hakkında yasal tüm haklarımızı kullanacağımızın bilinmesini isteriz” diye konuştu.
Bu konuşmaların ardından, İstanbul’da Kürtçe tiyatro yapan tiyatro toplulukları adına Kürtçe bir bildiri okundu ve Ayışığı Sanat Merkezi adına bir konuşma yapıldı.
 

 

Milliyet_.jpg

jpg, 142,9K, 04/03/10, 26 downloads




Share
 

KESK